0

arkadaşım ceren niyeti bozmuş

Ceren, babası sedat’a “canım babacığım sağ ol” diyerek sıkı sıkı
sarıldı. “Bu çok güzel bir hediye…” sedat da verdiği doğum günü
hediyesinin kızının hoşuna gitmesi üzerine çok sevinmiş o da sıkı sıkı
kızına sarılmıştı. Zaten Ceren her fırsatta babasına sarılırdı. Okuldan
gelince, okula giderken, evde otururken..her zaman..Tabi babası da dahil
olmak üzere her kes bu masum sevgiyi mutlulukla seyrediyordu. Ama
Ceren’in penceresi biraz farklıydı…

Ceren 16 yaşındaydı. Lise 2. sınıf öğrencisiydi. Dersleri saat 14:00
gibi bitiyordu. Yine aynı saatte eve gelmişti. Mutfakta Karnıyarık
yapmaya uğraşıyordu. Babası sedat bu yemeği çok severdi. Ceren de
elinden geldiği kadarıyla onun sevdiği yemekleri yapmaya, onu hoş
tutmaya çalışıyordu.

Bu arada Ceren’in babası 34 yaşında yakışıklı bir adamdı. Ceren’in
annesi 6 yıl önce ölmüştü.. O zamandan beri ikisi yalnızdı. Annesizlik
kötüydü muhakkak. Ancak Ceren evi toplamasını, babasının sevdiği
yemekleri yapmayı, onun çamaşırlarını yıkamayı hatta ütüsünü çok
seviyordu.

Aslında Ceren’in evi benimsemesinin başlangıcı birkaç sene geriye
gidiyordu. 13 ortaokula başlamışken babaannesi ona “artık bu evin hanımı
sensin. Babanı çekip çevirmen gerek” diye nasihat etmişti. O zamandan
sonra böyle zevkle ev için çalışıyordu. Ama o zaman başlayan başka
şeyler de vardı…

“Hoş geldin canım” dedi kendi kendine Ceren. “Eve hoş geldin hayatım,
Günün nasıl geçti tatlı şey?” Ceren bir yandan patlıcanları soyuyor bir
yandan da kendi kendine bu cümleleri tekrarlıyordu…

“Ayy..Bu tatlı şey çok güzel oldu…” dedi yüzüne yayılan geniş bir
gülümseme ile… “Ah keşke diyebilsem..”

Sonra elindeki patlıcana bakarak konuşmayı sürdürdü.
-Hoş geldin tatlı şey…
sesini kalınlaştırarak, “hoş bulduk canım”
– Günün nasıl geçti sevgilim?
Kollarını kendine sarılır gibi kendine doladı.
– Yüzünde nefesimi özlemekle geçti aşkım…

Kıkırdadı ve oturduğu mutfak taburesinde sırtını duvara yasladı.
Gözlerini tavanda gezdirerek düşünmeye başladı. “Sonra ne olur?…Ben
–hınzır seni.. başka ne özledin?” diye sorsam…O da “Bunu” diyerek beni
kucaklasa, masaya yatırsa…sonra bir yandan öpüp bir yandan da böyle
böyle…”

Böyle derken elindeki patlıcanı eteğinin üzerinden araladığı bacak
arasına doğru bastırıyordu.. “Ayy içim bir hoş oldu” dedi gülümseyerek..
“ama nerde bende o şans…” Sonra patlıcanı ağzına götürdü. Biraz
öptü..aklına arkadaşı Büşra ile gizli gizli baktıkları porno siteler
geldi. Bir çoğu saçma sapan gelmişti. Helen Bukkake denen bir şey vardı
ki evlere şenlik…

hem fotoğraflar hem de filmler izlemişti. Erkek menilerini değişik
yemeklere fışkırtıyor ya da bir bardağın içine boşaltıyor, kadın da
beğene beğene bunu yiyordu….Büşra “iğrenç” diyerek bakamamıştı…Aslında
ortada gerçekten bir tuhaflık vardı. Ama Ceren sevgili babasının
menilerini bardakla içtiğini düşündüğünde iğrenmemişti..

“O bizi daha da birbirimize yakınlaştırırdı” diye düşündü…Düşünmesi ile
bir fikir geldi aklına..Acaba vücut sıvılarının karışması hakikaten
yakınlık sağlar mıydı? Uzun yıllar evli karı-kocaların birbirlerine
benzediği bilinen bir şeydi..

Hemen eve yeni aldığı süngerlerden küçük bir parça koparttı ve odasına
koştu. Eteğini ve külotunu çıkartıp yatağa uzandı. Bir eli ile
göğüslerini okşuyor bir eli ile de fazla derine kaçmadan parmağını
cinsel organından içeri sokuyor, klitorisi ile oynuyordu. Gözlerini
kapatıp babasını hayal etti. cinsel organından sıvı geldikçe bunları
süngerle siliyordu. Sünger baya dolmuştu.

Yeniden mutfağa geçti. Süngerde birken sıvıyı bir bardağa sıktı.. “Çok
değil” dedi içinden. “Ama yeter…” Mahsunca gülümsedi “Babacım. Sana olan
aşkım sıvı olunca böyle oluyor.” Sonra omuz silkti hüzünle.. “Neyse”
Çeyrek çay bardağı kadar olan sıvıyı çorba yapacağı suya kattı.
“Sıvılarımız karışsın babacım” dedi. “Sen de beni sev. Bana aşık ol”

Yemekler hazırdı. Babasının geliş saati de yaklaşmıştı. Saçlarını
taradı, hafif bir makyaj yaptı. Saçını at kuyruğu yaptı. Üzerine belini
açıkta bırakan siyah bir tişört, altına da yarım şalvar tarzı bol, ince
beyaz bir pantolon giydi. Aynanın karşısında gülümseme provası yaptı.
Zaten şirin bir kızdı. Babasını güler yüzle karşılamak için pek fazla
bir şey yapması gerekmiyordu aslında…

Zil çalınca kapıya koştu. Gülümseyerek kapıyı açtı. “Hoş geldin babacım”
diyerek onu yanağından öptü…Sedat da gülümseyerek içeri geçti.
-Babacım sen kıyafetlerini değiştir. Ben hemen sofrayı hazırlıyorum…

Sedat odasına geçerken ne kadar bu kadar iyi bir kızı olduğu için ne
kadar şanslı olduğunu düşündü…karısı da iyi bir kadındı…Onun kızı da
böyle olmuştu…

Sedat salona geçip koltuğa oturdu. Ceren sofrayı kuruyordu. sedat bu
sırada televizyona bir bakayım diye açmışken aklı Cerene takıldı…Ne
kadar da büyümüştü..Lise 2’ye giden 16 yaşında kocaman bir genç kız
olmuştu… sedat kızın gururla baştan ayağa süzdü…O sırada Ceren yine
masaya bir şeyler taşıyordu.

Sedat birden Ceren’in sütyen giymediğini fark etti. Tişört çok dar
olmadığı için göğüsleri sanki tişörtü delecekmiş gibi zıplayıp
duruyordu. Sonra gözleri kalçasına kaydı Ceren’in.İlce pantolonun
altından daha ince olan vücut hatları belli oluyordu..Ceren Mutfağa
giderken gözü poposuna takıldı. sedat “çok tatlı” diye geçirdi içinden
“yumuşacık olmalı…” Sonra kendini toparladı.

Ceren “Sofra hazır babacığım” diye seslendi gülümseyerek..Sedat “gel
yanıma biraz” dedi.. “Sen koca kız olmuşsun da fark etmemişim..ne kadar
güzelleşmişsin böyle…” Ceren heyecanlanmıştı. “Onu tahrik etmeliyim..”
dedi içinden. “Bu benim için bir şans…” Yanına gitti babasının. sedat
“Otur bakalım” dedi. Ceren kucağına oturdu.Sedat Ceren’in başını okşadı.
Ama bu okşayışlar Ceren’in istediği gibi değildi. “Aynı annene
benziyorsun..”dedi sedat.. “Yo yo..ondan daha güzelsin…”

Bu iltifat Ceren’in hoşuna gitmişti. “Canım” diye babasına sarıldı. Ama
memelerinin babasının yüzüne gelmesine dikkat ekmişti. Tişörtü o kadar
inceydi ki sedat o yumuşak şeylerin sıcaklığını ve meme başlarını
yüzünde hissederken içi bir tuhaf oldu..Ceren tam sedat’ın erkekliği
üzerine oturmaya dikkat etmişti. Ona sarılırken poposunun altında bir
sertlik oluşmaya başladığını hissetti.

Doğru yoldaydı. sedat ise çok zor durumdaydı. Ceren o kadar ince
giyinmişti ki sanki kucağında çıplak bir kadın vardı. Sertleşmeye
başladığını hissedince aceleyle kalktı. “Hadi yemek yiyelim” dedi
kekeleyerek..

Ceren de çok heyecanlanmıştı. Babası masaya doğru yönelirken ıslandığını
hissetti. cinsel organından sıvılar akmıştı yine…”sen otur babacığım”
dedi. Ben geliyorum şimdi” üstünü değiştirmek için odasına giderken
sedatın gözü yine Ceren’in minik poposuna takıldı.

Ceren “Bu gün onu tahrik ettiysem, yarın karısı da olabilirim” diye
düşündü. Poposunu daha da sallayarak çıktı. “Kesin tanga” diye geçirdi
içinden sedat… “Tanga giymiş olmalı. Yoksa bu kadar harika görünmezdi..”

Sedat onun odasına gittiğini fark etti. “Neden acaba” diye geçirdi
içinden”
Ceren güzel bir şey bakıyordu. Şimdi daha da çekici bir şey giymeliydi.
Bol siyah bir etek buldu. Minicik bir şeydi. Onu giydi. Külotu sırıl
sıklam olmuştu, çıkarttı. Tam üstündekini de değiştirecekti ki bunun
doğru olmayacağını düşündü. Sadece altındakini değiştiğini görmeliydi
sedat.

Böylece kendi kendine “neden” diye soracaktı…Bir kuğu gibi salınarak
salona geçti. sedat hemen değişikliği fark etti. Neden odasına gittiği
anlaşılmıştı…Bu elbise değiştirme olayı sedat’ın aklına Nermin’i
getirmişti…Ceren’in annesini..Lise yıllarında Nermin’in evine ders
çalışma bahanesi ile giderdi sedat. İkisi baş başa kalınca da
oynaşırlardı. Nermin çok çabuk ıslanırdı ve birkaç kere çamaşır
değiştirirdi…

Zaten Nermin’i bu oynaşmalar sırasında çok genç yaşta kazayla hamile
bırakmıştı…Sedat dehşet içinde kalmıştı. “Acaba” dedi. “Haydi ben bir an
için kendimi kaybettim ama acaba Ceren bile bile mi yaptı bunu?”

Ceren bu arada sedat’ın çorbasını koymuştu. “Senin için özel yaptım
baba” dedi. sedat bir an için düşüncelerden sıyrılarak çorbayı içmeye
başladı…Gerçekten de çok lezzetliydi. Hatta her zamankinden daha
güzeldi… “Mmmm. Harika olmuş kızım” dedi. “Gerçekten…çok lezzetli…Ne
kattın buna…” Ceren bir anda kıpkırmızı oldu. sedat hemen fark etmişti.

Zaten Ceren’in o bembeyaz teninden fark etmemek mümkün değildi..Ama bir
anlam veremedi. “Sevgimi kattım babacım” dedi kekeleyerek Ceren..”Senin
bu çorbayı seveceğini umarak sevgimi kattım..Damla damla sevgimi..”
sedat bu damla damlaya bir anlam veremedi ama aklı yine eskilere,
karısına gitti…Sedat’ında karısının da değişik zevkleri vardı. Yani tam
anlamı ile tencere yuvarlanmış kapağını bulmuştu…

Sedat da en güzel yemekleri karısının elinden değil başka bir yerinden
yemişti…Sedat düşünceleri unutmak istedi…Kadınsızlık başına vurmuş
olmalıydı..”yarın Özlem’e bir uğrayayım” diye geçirdi içinden. Özlem
karşı kapı komşularıydı..Özlem eli yüzü düzgün kibar bakımlı bir
kadındı..Ama değim yerindeyse mahallenin fahişesiydi..37 yaşında yalnız
yaşayan bir kadındı.

Evinden erkek eksik olmazdı. Geleni boş çevirmezdi. Çoğu arkadaşı gibi o
da ara sıra Özlem’e uğrardı…Aslında Özlemi eskiden beri tanırdı. O eski
bir arkadaşını karısıydı. Ama karısının yatmadığı arkadaşı kalmayınca
mecburen boşamıştı…

Sedat yemeğine devam ederken aklı yine Ceren’de kalmıştı. İri gözlerine…
Kendi kendine “ben kızın hakkında nasıl böyle kötü düşünürüm” diyordu.
“O daha çocuk…Masumca bana sarıldı..Ben de ne kulplar taktım…”

Sonra birden elindeki çatalı düşünürünce almak için masanın altına
eğildi. Ceren’e kendini gösterme fırsatı doğmuştu. Çatal epeyi uzağa
düşünde babası masanın altına girdi. “Göster kendini kızım” dedi Ceren
içinden. Bacaklarını hafif araladı…Sedat masanın altında hiç beklemediği
bir manzara ile karşılaşmıştı..

Cerenin cinsel organı ile…Sedat aceleyle çıktı. Sanki bir şey olmamış
gibi yemeğe devam edecekti ama çok telaşlanmıştı. Ceren “Ver babacığım
ben yıkayayım” diyerek kalktı. Onun odadan çıkmasıyla sedat ayağa
fırladı ve hemen Ceren’in oturduğu sandalyeye koştu…

Sandalye ıslanmıştı…Doğru olmayan bir şeyler vardı.. sedat oraya su
döküldüğünü falan düşünmek istedi.. Ama yapamıyordu…

Yemek bittikten sonra sedat odasına adeta koşarcasına gitti Ceren
önündeki şişliği fark etmişti.. “Acaba benim için mi?” diye geçirdi
içinden… “Belki de aklına bir şey geldi.. Belki de benimle ilgili
değildir…”

Ceren sandalyedeki ıslaklığı fark etmemişti. Pek külotsuz dolaşmazdı.
Ama bunun verdiği rahatlık çok güzeldi. Masayı topladıktan sonra tekrar
sandalyeye oturdu.. “Ah canım” diye geçirdi içinden.. “Seni seviyorum
neden anlamıyorsun?

Sedat birkaç dakikalık oynamadan sonra rahatladı ve her ihtimale karşı
erkekliği kalksa bile belli etmeyecek kadar bol bir pantolon giyerek
salona geçti..

Ceren bu gece taarruzu bırakmak istemiyordu. Bir korku filmi buldu ve
açtı. Babası kanepeye oturmuştu. Ceren de onun solunda bir koltuğa.
Ceren fark ettirmeden eteğini biraz yukarı çekmişti. Sanki farkında
değilmiş gibi bacak bacak üstüne attı. Hafif sola yaslanınca şeftalisi
ortaya çıkmıştı.

Ceren sanki kendini filme kaptırmış gibi davranıyordu göz ucu ile
sedat’a baktığında onun da şeftalisine baktığını gördü…Sıra diğer
aşamadaydı. “Baba” diyerek sedat’ın yanına oturdu. “Çok korkunç” başını
göğsüne yasladı. Bacaklarını kıvırdı.artık bacakları da kucağındaydı.
Dizleri sedat’ın erkekliğine deyiyordu.

“Sarıl bana baba. Korkuyorum” dedi. sedat’ın kendi taraflındaki kolunu
sırtına doladı vücudunu daha da yapıştırdı sedat’a.. sedat’ın elini
çıplak bacaklarının üzerine koydu. sedat çok tuhaf duygular
içindeydi..Adeta azmıştı..Filmin sonuna kadar Ceren ona daha da sıkı
sarıldı, bir kedi gibi sürtündü. Ama bunları sanki farkında değilmiş
gibi yapıyordu..Kadının bir ağarlığı olmalıydı.

Sedat’ın ilk hamleyi yapmasını, dudaklarına yumulmasını istiyordu…Sedat
ise kendisini zor tutuyordu. Bu doğru olmazdı…Hele eline ceren’İn
bacaklarından süzülen bir ıslaklık bulaşınca daha da kötü
olmuştu..Filmin sonunda Ceren mecburen babasından ayrılırken babasının
elindeki ıslaklığı gördü. Babası da onun gördüğünü fark etmişti. Ceren
yine kıpkırmızı oldu…”Şeyy” dedi. “Terlemiş olmalıyım” İkisi de bun ter
olmadığını biliyordu.

Sedat başı ile onayladı.. “Tabi ya.. terlemişsin..”Sedat’ın bu hareketi
çok hoşuna gitmişti..Ceren sanki karşısındaki bir kedi yavrusuymuş gibi
şirin bir tavır takındı elinde olmadan..Babasının başını hızlıca okşadı
“Ya ne kadar tatlı şeysin sen” dedi çocuk edası ile.

Yine çocuk edası ile yanağına bir öpücük kondurarak gülümsedi. “iyi
geceler tatlı çocuk” diyerek hızla odasına doğru koştu.. sedat’ın içi
bir hoş olmuştu. kızıydı ama sanki değildi…Sanki karşı cinsten birinden
bir iltifat almıştı…Hem de öyle böyle değil…

Sedat yatmadan önce bir kere daha boşalttı kendini. Sonra yatağa girdi.
Bir külotla yatıyordu
Bu sırada Ceren de yatağını sırıl sıklam etmişti. Kendisini okşamış ve
tam anlamı ile bir orgazm yaşamıştı.

“Benim yerim senin yanın.” dedi içinden. Tişörtünü ve eteğini çıkarttı.
Ve üzerine pembe tül bir gecelik giydi. Gecelik çok kısaydı ve
kalçalarını anca örtüyordu. İçinde hiçbir şey yoktu. Ne külot ne sütyen…

Babasının kapısına gitti. Usulca kapıyı açtı. sedat yatıyordu ama
uyumamıştı. “Baba” diye seslendi Ceren. sedat başını kaldırdığında
inanamadı. Ay ışığı arkadan vuruyordu. Ve Ceren’in her yeri meydandaydı…
“Efendim kızım” diye kekeledi sedat..Ceren kapıyı kapattı. Karanlıkta
kalmışlardı.

Yaklaştı “Babacım. Film çok korkunçtu…Uyuyamıyorum..Yanında yatabilir
miyim?” sedat bir an tereddüt etti “Koca kız oldun güzelim” dedi.
“Korkma böyle şeylerden..” Ceren “Lütfen tatlı şey” dedi yine çocuk
edasıyla. “ Beni böyle bırakacak mısın?”

Sedat çaresiz battaniyesini kaldırdı. Ceren gülerek altına girdi ve
sedat’a sarıldı. sedat’ın erkekliği kalkmıştı. Ceren fark etti ama fark
etmemiş gibi davranıyordu. “Üşüyorum” dedi. —-Ne yapayım? Diye sordu
sedat. Ceren bacağını sedat’ın bacağı asına soktu.Sedat da bacağını onu
üzerine attı. Ceren’in cinsel organı adeta sedat’ın bacağını yapışmıştı.
sedat bu davetkar tazeyi altına almamak için kendisine direniyordu.

Ceren “biraz terliyim baba” dedi. “Kusura bakma” sedat bir şey demedi.
sedat’ın mastürbasyon yapması gerekiyordu. Doğrulmak istedi. Ceren “Ne
oldu babacım?” diye sordu. “Ee bir şey yok” dedi. Biraz kalkayım
dedim..” Ceren bacak arasını iyice bastırdı.. biraz ileri geri hareket
ederek sürttü.

“Dur tatlı çocuk” dedi. “Geç oldu. Hiçbir yere gitme..Hem ben
korkarım…Uyuyalım” sedat Cerene göstermeden erkekliğini eline aldı.
Okşamaya başladı. Ceren’in ter temiz saçlarının kokusu, sıcaklığı onu
bitiriyordu. sedat biraz sonra hafifçe boşaldı..

Ceren bunu fark etmişti.. “Başaramadım” dedi kendi kendine. “Ama bunun
yarını da var..” Yorgun sedat’ın yanağına bir öpücük kondurdu. “İyi
geceler tatlı şey” dedi. “İyi uykular.

Erotik hikayeler:

arkadasimin baba sex hikayesi,biraz yemek yiyelim porno com,ortaokul arkadaşımı siktim,porno hıkayelerı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir